editör logo

 
   
 


 

Günler geçiyor ve hayat devam ediyor. Düşüncelerimiz her gün değişiyor. Keşfedilmemiş yeteneklerimizi keşfediyoruz veya daha önce keşfedip unuttuklarımızı. Sevdiğimiz insanları nasıl üzdüğümüzü düşünüyoruz ya da tam tersi “ben üzmedim, o beni üzdü” düşüncesini kafamızdan atamıyoruz. Belki objektif bakamıyoruz ama bakmayı öğrenmeye çalışmalıyız. Empati yeteneğimizi kullanmalıyız. Görünen her şeyin, göründüğü gibi olduğunu düşünüyoruz. Halbuki belki de görmüyoruz. Sadece bakıyoruz. Görmek ile bakmak arasındaki farkı anlayamıyoruz. Durumumuzu inceliyoruz, kendi açımızdan bakıyoruz. Çok taraflı bakmamız gerekirken, tek yönlü bakmak daha kolay geliyor. Günler geçiyor ve hayat devam ediyor…

***

Öykü yazıyoruz veya öykü okuyoruz. Peki hiç önermesini düşünüyor muyuz? Ben neyi hedefliyorum, ne hakkında yazıyorum diye düşünüyor muyuz? Herkes kendi frekansında demleniyor dehlizlerinde. Bir önerme üzerinden gidilmedikçe, öykülerde mantık hataları baş gösteriyor. Bu açıdan da önerme önem kazanıyor. En temele inmek gerekiyor. Senin öykün temel olarak neyi anlatıyor? “Aşkı ölüm bile yıkamaz” mı diyorsun, o halde onun paralelinde ilerle ve içindeki heyecanla farklı şeylere sapma. Kafandakini bitir önce. Sonrası zaten kendiliğinden gelecektir. Önermemizi belirledikten sonra sıra karakterlerimize geliyor. Karakterleri çok basitleştiriyoruz. Ancak onların da fiziksel, biyolojik ve psikolojik özellikleri olmalı ki, hayallerimizin gerçekleşmesine olanak sağlayalım. Çabucak bu öykü bitti diye düşünmeyelim, kafa yoralım daha ne gibi düzeltmeler yapabilirim diye, öykü üzerinde çalışalım ki, verdiğimiz emeğe, zamana değsin. Tüm bunları düşünerek bir öykü yazın ve önce kendiniz okuyun. Kendiniz beğenene kadar düzeltmeler yapın. Sonra ise insanların beğenilerine sunun. Her defasında daha çok gelişeceksiniz bunu aklınızda tutun ve olumsuz bile olsa gelen eleştiriler, kötü düşünmeyin. Kulağınıza küpe yapın.

Haydi o zaman çalıştırın parmaklarınızı! Kırılmaz merak etmeyin. Kırılırsa da ben sorumluyum. Mahkemeye verirsiniz.

İyi yazmalar…

***

Bu arada sizin Zifir ekibi olarak yine bir dergi hazırladık ve beğenilerinize sunuyoruz. Sizlerin öykülerini de bekliyoruz, aynı zamanda okuduğunuz öykülere yorum yapmakta da özgürsünüz. Biz de böyle kural yok. Kurallar, hayallerimizdir. Onları kullanmasını öğrenelim.

Neyse çok konuştum. Bu sayıdaki okuma değerlerimizi tanıtalım bakalım kimler konuk olmuş yine:

Egemen İmre bir küçük bir aşk masalı anlatıyor ilk öykümüzde.

Okulun zilleri çalıyor ve yemeyip de yanında yatılacak bir öykü yazılıyor. N. Engin Vrana'dan tebeşir kokusunu burnumuza kadar getiren ve bunu şiddetle harmanlayan bir öyküyle karşımıza çıkıyor: “Sınıf”

M.Gökçe Ay'dan su gibi akan bir öykü. Tıpkı bir dere gibi sessiz ve yavaştan okunmak için sesleniyor sizlere: “Yansı”

Şenol Sert yine ilginç bir öyküyle karşımıza çıkıyor. Kuzey soğuğunu tenimizde hissettirdiği öyküsü “Thor'un Çekici”, okuyuculara değişik bir tat sunuyor.

Özlem Peker yine usta kalemiyle karşımızda… Onu okuyanlar bilirler, tiryakilik yaratan öykülere hayat verir. “Zifir-i Karanlıktan Öyküler” ise devam ediyor ve aklımızın en güzel yerlerinden birine kazınmaya hazırlanıyor.

Zifir'den yepyeni bir yenilik daha ve Volkan Demrikan şiirleriyle karşımıza çıkıyor.

Haktan Kaan İçel'den çarpıcı bir öykü. Bir çocuğun saflığının, muammalar içinde ayakta kalmaya çabalaması, akıcı bir şekilde anlatılıyor: “Taşlar”

Yusuf Eryiğit'ten entresan bir deneme “Zamana Karşı Durmak”,

ve M. Fırat Pürselim'den Hayalet Gemi'deki öyküleriyle dimağımızda derin bir iz bırakıp, gemiden erken ayrılan Yücel Balku üzerine bir inceleme.


5. Sayının Editörleri:::
M. Fırat Pürselim
S. Egemen İmre
B.Menderes Solak
Haktan K. İçel
Fatıma B. Biçer
E. Berre Gümüş

Redaktörü:
Ozan Göker
Gürkan Gülegen

::::::::Kapakta kullanılan resimler::::::::

Küçük Bir Aşk Masalı'nda kullanılan resim, Egemen İmre'nin fotoğraf albümünden.

Gökçe Mehmet Ay'ın Yansı öyküsünde kullanılan resim http://www.discordian.com/ sitesinden bir alıntı.

Şenol Sert'in öyküsü Thor'un Çekici'nde kullanılan resim Bill Sienkiewicz'in bir çalışması.

Volkan Demirkan'ın şiirinde kullanılan resim Mark Harden'in bir çalışması.

Özlem Peker için Mapie's Funniest Pages adlı sayfadaki bir karikatürden bir detay kullanıldı.

M. Fırat Pürselim'in Yücel Balku incelemesi için yazarın Goncanın Üçüncü Gözü adlı kitabının kapağından bir detay alıntılandı.

Yusuf Eryiğit için kullanılan resim Ümm-Yasmin'in blog'undan alıntı.

Haktan Kaan İçel'in öyküsünde kullanılan resim icon-consulting adlı şirkete ait.