|
Geçiş Onur ÖZGÜNER |
||||||||||
|
.( ) 08.13 Şu ân Venüs, Güneş diskine teğet durmakta. Bir gözlemevinde, denizden 2547 metre yüksekteyiz. Kan yuvarlarımızın sayısı artmış; gayet mutluyuz. Mutluluk, bilinçliliği örten bir sarhoşluk yaratıyor kimisinde. Teleskopları bırakıp, objektiflerinin önüne güneş filtresi koyulmuş makinelerle birbirlerinin fotoğraflarını çekenler var. Gürel zaman gereksiz ânlarda duruluyor. İçlerinden, kendi objektifine poz veren biri bana hiç yabancı gelmiyor. Ona bakmakta olduğumu fark ettiğinde el ederek yanıma yaklaşıyor. (. ) 08.32 Şu ân Venüs, Güneş diskine girmiş bulunmakta. Uzun zamandır görmediğim bu eski arkadaşı, bugüne dek hep en son görüşümdeki haliyle hatırlamış olduğuma şaşıyorum. Bellekte zaman durmuş. Geçen yıllar onun imgesini değiştirmemiş. Bocalıyorum; çünkü saat Venüs dönüşü yönünde süratle işleyerek şu ânı vuruyor. Ve biz, geçen yılların bizi birbirimizden ne kadar uzaklaştırdığını unutabilmek için, sadece geçmişi, ortak yaşanmışlarımızı konuşmaya koyuluyoruz. Bu, kendi hatırladıklarımızı üste çıkarmaya çalışarak verdiğimiz bir tür mücadele aslında. Çünkü bir ortaklığı olsa da, herkes için farklı birer hikâyesi var yaşanmışların. Hikâyeler hikâyeleri doğuruyor. “Hatırlar mısın”la başlıyor söze; vesaire… İçinde bulunduğum hikâyenin nasıl başladığını göz önüne aldığımda, nasıl biteceğini tahmin etmem güç değil. Dünya bakışıyla yılın en önemli gökbilim olayı Venüs geçişi sona erdiğinde. ( . ) 11.19 Şu ân Venüs, parlak Güneş diski üzerinden geçişini yarılamış durumda. Eğer tahminimde yanılmıyorsam, hikâye, alacağı yolun tam ortasında bulunuyor. Bunun bir öngörü olup olmadığını zaman belirleyecek. Durup dinlenmeden ilerleyen dört boyutlu kaçak! Hikâyeler hikâyeleri yıkıyor bu sefer. “Yalnız, yanlış hatırladığın bir şey var”la başlıyor söze; vesaire... Uzun sürmüş sohbet sona erdiğinde geçişe çıplak gözle bakmakta olduğumu fark edip bakışlarımı kaçırıyorum. Konuşulmuşlar geçici bir körlük yaratıyor zihnimde, çok geçmeden yerini kabullenmelere bırakan. Benzer tuhaf hadise: Konak edindikleri tek bir ‘seyyar tapınak'ı paylaşamayan Jekyll ile Hyde gibi, biz de ortak geçmişimiz üzerinde birbirimize baskın gelmeye çalıştık. Kahrolası yuvarlara rağmen, artık mutsuzuz. ( .) 14.06 Şu ân Venüs, Güneş diskini terk etmek üzere. Vedalaşıyoruz. Birbirimizle karşılaştığımıza memnun olduğumuzu söylüyoruz aynı ânda. Aynı ânda, utanıyoruz bu yalandan. Mağlûp olduğumu bildiğinden, kendisinin galip geldiğini sanıyor. Böyle bir mücadelede kazanan bir taraf olamayacağını henüz bilmiyor. Ben arkasından bakarken, o, giderek uzaklaşmakta olan kalabalığın arasına karışıp gözden kayboluyor. ( ). 14.25 Şu ân Venüs, Güneş diskini terk etmiş bulunmakta. Derken, Büyük Genleşme'yle durup dinlenmeden ilerleyen dört boyutlu kaçak, suç mahalline doğru harekete geçiyor; Venüs ters istikamette dönmeye başlıyor. Kişi hikâyelere verdiği gerçeklikleri yitirse bile, hikâyeler kendi gerçekliklerini devridaim koruyor. .( ) 08.13 Şu ân Venüs, Güneş diskine teğet durmakta.
|
||||||||||