|
![]() |
||||||||
|
Aylardır, ‘Biz kimiz? Biz kimiz?' diye sora sora en sonunda kim olduğumuzu bulabildik ve karşınıza çıkabildik. Zifir, bilimkurgu, fantezi, polisiye, gerilim ve korku içerikli öykülerin ve makalelerin (hatta içeriğe uygun olduğu takdirde şiirlerin) yer alacağı bir e-dergidir. Ülkemizde modern edebiyatın başladığı 1900'lerin başlarından bu yana çeşitli akımlar yazın hayatımıza yön verdiği halde, bu türler her zaman için görmezden gelinmiş, yok sayılmış, sokağa itilmiştir. Diğer bir deyişle, uğraşımız edebiyatın sokak çocuklarına dairdir. Aslında her devirde oldukça çok satan ve okunan bu türler, ne yazık ki hiçbir zaman 'has' edebiyat olarak kabul edilmemiş, pek çok ünlü yazarımız (para kazanmak için) çeşitli mahlaslar altında bu konularda eser verdikleri halde, gerçek kimliklerini bulmayı edebiyat tarihçilerine bırakmışlardır! Biz, iyi yazılmış; bilimkurgu, fantezi, polisiye, gerilim ve korku içerikli eserlerin de ‘has' edebiyat olduğuna inanıyor ve Türkiye'de bu türlerin ve bu türde yazanların gelişimini sağlayarak, sokakla çocuğunu buluşturmayı amaçlıyoruz. Zifir'i bir trene benzetirsek, e-dergi olarak başladığımız yolculuğumuzun her durağında yeni yolcularla tanışmayı ve bir gün (mutlaka!) basılı yayın garına ulaşmayı hedefliyoruz. Siz, Zifir'in görünen yüzüne baktığınız zaman arka arkaya konmuş sekiz öykü gibi görebilirsiniz. Ama görünmeyen yüzde yoğun çalışmalar, uzun yazışmalar, daha iyiye dönük tartışmalar, derslerden-işlerden-evlerden çalınan zamanlar görürsünüz. Dergimiz, hiçbirimizin e-dergi konusunda yeterli bilgisinin olmaması sebebiyle, tekrar tekrar okuyarak, öğrenerek, deneyerek, yanılarak, tekrar deneyerek vs. vs. sonunda ortaya çıktı. Oldukça uzun ve sancılı bir doğum sürecinden sonra sizlere ulaşan dergimizin üzerinde en fazla payın EBG ve İmre biraderlerin olduğunu teslim etmek gerekir. İlk sayımızda eksiklerimiz olduğunu biliyoruz ama en iyiye ulaşmak için ‘çok çalışmak' gibi bir yol göstericimiz olduğunun da bilincindeyiz. Gelen yazıların tamamının editoryal ve redaktör kadromuz tarafından okunduğunu ve yazılarla ilgili olarak notlar alındıktan sonra, titiz bir seçimin sonunda dergide yayınlanacak yazıların belirlendiğini söylememiz gerekiyor.* İlk sayımızda ise; Egemen İmre'den şaşırtıcı bir öykü ve has edebiyat örneği olan “Sevgili Melike” , Özlem Peker'den Xasiork 200(3.) Kısa Öykü yarışmasında üçüncü olan o sarsıcı öyküsü “ Beyninde Çınlayan Bu Ses Sana Ait Değil!” , Nihal Engin Vrana'dan insanın yıkıcılığına ağıt niteliğinde olan “Cennet” , kısa öykü konusunda sağlam bir kalem olan Onur Özgüner'den “Geçiş” , Banu Akar'dan çarpıcı bir öykü olan “Salyangozun Oyunu” , Seran Demiral'dan gerilim ve polisiye eşiğinde dolaşan “Dönüş Esnasında” , fantastik bir bilimkurgu olan “Siyah Ayna” isimli uzun hikayesiyle romana da göz kırpan Şenol Sert, ilginç tarzıyla Yasemin Kaya'dan “Huzursuz” u beğeninize sunuluyor. Gelecek sayımızda daha iyi bir dergide buluşmak üzere, herkese edebiyat dolu günler diliyoruz. zifir * İlk sayımızda desteğini esirgemeyen Bedi Menderes Solak'a teşekkür ederiz.
::::::::Kapakta kullanılan resimler:::::::: Salyangozun Oyunu, Geçiş öykülerinde kullanılan resimler, www.imagebank.com adresinden alınmıştır. Dönüş Esnasında öyküsünde kullanılan resim, Da Vinci'nin Womb (rahim) çiziminden bir detay. Huzur(suz) ve Sevgili Melike öykülerinde kullanılan resimler, EBG tarafından hazırlanan çalışmalar. Cennet öyküsünde kullanılansa Egon Schiele'in öykü yazarı N. Engin VRANA'nın seçtiği Ölüm ve Kız bir tablosundan alınan detay. Siyah Ayna öyküsünde kullanılan resim, Enki BİLAL - Uzay Anıları'nın kapak resmi. Nefrin TOKYAY röportajında kullanılan Gizli Evin Kitabı'nın kapak resminden bir detay. Orkun Uçar'ın makalesindeki resim ise,
www.freeimages.co.uk sitesinden alınmıştır.
|
||||||||