|
|
|||||||||||||
Çaldım çırptım, daha da yetmedi halıların altındaki pisliklerden aşırdım. Yanı başımdan çaldım, ötelere bile gittim. Ölüleri de soydum. Ellerimin titremesi geçmeyince başladım kışlıkların ceplerini karıştırmaya. İşim bittiğinde sinirden mezarlarında döndü zavallılar; toprakları kabardı, sadık köpekleri uykularından uyanıp kaçacak yer aradılar. Lakin tüm çaldıklarımı deliklere istiflemiştim, hepsi öylece kalakaldı. Ganimetimden memnun kalmamış gibi oradan buradan tırtıkladığım ne varsa hepsini bir güzel kurcalamaya başladım. Kimini öyle benzetmişim ki ben bile nereden bulduğumu anımsayamaz oldum. Sonra biraz sakinleştim. Döndüm baktım ardıma; kimse anlamış mı kimin yaptığını diye...Boşuna endişelenmişim belli ki. Bu kadar usta olduğumu ben de bilmiyordum. Böbürlenmek bir yana hiçbir şey olmamış gibi davranmak en zoruydu inanın. Hele bazılarını yanımda taşıdığım zamanlar biri görüp de foyamı ortaya çıkaracak diye çok korktum. Gerçi birkaçı bir şeylerden kuşkulansa da şansım yaver gitmiş olmalı ki kimse fazla uzatmadı. Nerelere baktıklarını bir bilseniz hemen bu işleri bırakıp olanca hızımla uzaklara kaçmamı tembihlerdiniz eminim. Onun yerine yağmurları bekledim ben. Bu hain şehri sular içinde bıraksınlar diye. Bekledim. Bekledim. Az kalsın neden beklediğimi unutuyordum ki gri bulutlar şehrimin güzelliğine hayran kalıp bir güzel çıkardılar midelerinde ne varsa. Yağmur yağınca tüm izler silindi, ve dahi eskisinden temiz oldu ortalık. Artık rahattım. İşin bu kısmı bitmiş sayılırdı. Tüm zamanımı çaldıklarıma ayırabilirdim şimdi. Fakat bunu bile belli etmemeliydim. Onların meraklı, lanet olası çipil gözlerini çok iyi biliyorum ben. “Ne yapmalı?” diye sayıklayıp dururken toprağı musibet olan şehrimin işgüzarlığı geldi aklıma. Sessiz sessiz gülümseyip kim bilir daha neleri saklayacak betonu kullandım beni de örtsün diye. İyi de oldu. Biraz üşüdüm ama sorun değil. O kadar oyalanmışım ki aşırdıklarımın üzerini bir parmak tozla kaplanmış buldum. Doyasıya küfür ettim kendi kendime. Lanet ettim kaybolan vaktime. Ama şimdi önemli olan hepsinin güvende olması, öyle değil mi? O zaman hemen işe koyulmalıyım, daha fazla beklemenin kimseye bir yararı yok. O buğulu yapış yapış gözlerinden ırak olayım yeter. |
||||||||||||||