Zaman: 24 TemmuZ 2004

Kişi: Bedi Menderes Solak

Not:

 

   
  <<Önceki :: Ana Menü :: Sonraki>>
 

24.VII.ikibindört… Zifir'in Seyir Defteri…

Uzayın derinliklerinde bir yerdeyiz. Sıcak… Daha da sıcak olacağı kesin. Herkes oturmuş bir şeyler yazıyor. Ama yine de yalnızım.

Burada tüm hoparlörlerden aynı şarkının nağme ve ezgileri yükseliyor… “Güzel Bir Gün Ölmek İçin”…Sahi şimdi sizde, havalar nasıl? (Beraberce bekleştiğimiz kader mahkumları(!) farklı bir söylentiden bahsediyorlar. Fısıldaşmalardan anladığım kadarıyla, sıcaklık arttıkça kulaklarımıza Emre Altuğ'nun “Sıcak daha da Sıcak olacak…” ı terennüm ediliyormuş. İlginç olabilir.)

Nerede kalmıştık? Ha evet, “Güzel Bir Gün Ölmek İçin”… Her şeyin yalnızlıkla başladığı zincirleme reaksiyonlar… Şarkıda da dem vurulduğu gibi; “Her şey yalnızlıktan!”

Size biraz yalnızlıktan dem vurmak istiyorum. Yalnızlık, hayat tarafından ömrünüzün hayalarına indirilmiş sıkı bir tekmedir. Hayatla yaptığınız çetin bir ‘orta saha' mücadelesi esnasında yediğiniz bu kural dışı tekme hakem tarafından görülmemiş, pozisyon devam ettirilmiş ve siz bir golü daha kendi ağlarınızda görmüşsünüzdür. Tek bir taraftarınızın olmaması da cabasıdır. Siz yaşam sahasının orta yerinde acıyla kıvranırken, oyun hala devam etmektedir. Üstelik acı gerçek şudur ki; sizin takım arkadaşınız da yoktur. 11'e karşı 1 mücadele etmektesinizdir. Tüm bunlara neden tek bir şey vardır; çünkü siz, evet siz, yalnızsınızdır. ‘Haya' metaforu maskülin bir doku taşıyabilir. Kadınlar bacak aralarına yedikleri sıkı bir tekmede neler duyumsarlar bilemiyorum. Lakin, kallavi bir yalnızlığın aynı etkiyi kadınlarda da uyandıracağından şüphem yok.

Bende durum biraz farklı oldu. Gelip topsuz alanda, hayat saham içerisinde kendisini yere bırakan yalnızlık, lehine düdük çalan hakem sayesinde bu maçta bir gol daha attı bana. Bunun tek nedeni; yalnızlığın da hüzün, ihanet ve aşk gibi yaşam liginin 4 büyükleri arasında yer alması mıydı? Dünya, aleyhime kararlar vermeye devam edecek miydi? Öyleyse merkez hakem kurulu'na, kainat'a seslenebilir miydim: " bu hayatta şike var! "

Bunca emek, bunca çaba, bunca mücadele hep boşa mı? Futbol Federasyonu başkanına, tanrı'ya sesleniyordum: artık yoruldum. ( O da beni duydu. Yıldırımların nedeni başka ne olabilir?) Ne fikstür benden yanaydı, ne de bu kaygan zemin. Çıktığım ve çıkacağım tüm hayatlarda hükmen mağlübiyetim ilan edilmişti zaten. Azlimi istiyordum tüm yaşam liglerinden. “Küme düşürün beni!” diye haykırdım.

Düştüm de. Şık oldu jübilem. "Nasıl bilirdiniz?" diye sorulduğunda, tribünlerdeki bir avuç taraftar cemaatim - ki hepsi kedilerden müteşekkildi - en sevdiğim iki renkle hitap edip: " siyah-mavi, rahat uyu bedi!" diye cevap verdi. Tabutum, hayat denen maça başladığım yere; o santra çizgizisine tekrar geri konuldu. Çünkü kurayı kazanan yalnızlık top seçimini yapmıştı çoktan ve bana saha seçimi düşmüştü. Hava ve zemin yaşam için na- müsaitti. Açıkçası, ‘Güzel Bir Gün(dü) Ölmek' için.

Şık oldu jübilem. Tüm kediler saygı duruşunda bulundu. Cenazemde meksika dalgası yaptı melekler. Hayatının ilk ve tek kafa topuna yükselmek istedi ruhum, çok yükseklerde bir yerde. Lakin o meşhum tekmeyi bir kez daha hissettim yükselirken. Ve düşmeye başladım. Derinlere, daha derinlere…

Açıkçası hayatımda cereyan eden tüm hadiselerin çok salakça olduğuna karar verip intihar ettim. Size şu an cehennemden yazıyorum. Yargılanacağım anı bekliyorum. Ama bu arada, görevli zebaniye yasal haklarımı hatırlatıp telefon kullanma hakkımı internete bağlanarak ifa etmek istediğimi belirttim. Avukata ihtiyacım olmadığına karar verdim... Tek ihtiyacım, yalnızca Seyir Defteri 'nde bulabileceğim Zifir -i bir aydınlık. Çünkü intihar eden ruhları, evrenin sınırında nöbet tutmaya mahkum ederek cezalandırıyorlar. (Çok karanlık.) Bir diğer seçeneğim ölümün olmadığı bir ütopyada intihar tanrısı olarak sürgüne gönderilmem olacak. (Sıkıcı.)

Sizse birazdan bu metini bitirip farklı bir şeye yöneleceksin. Ama inanın bana, herkes birgün haksız bir penaltıya maruz kalacak.

Ve yalnızlıklar bazı ömürlere penaltı çekmeye devam edecek!

 
  <<Önceki :: Ana Menü :: Sonraki>>