Zaman: 23 Haziran 2004

Kişi: EBg (En kendini bilmez yasam formu)

Not: Tembel Öğrenci Defterini Temize Çekiyor II

 

   
  <<Önceki :: Ana Menü :: Sonraki>>
 

Okumadığım, okumadıkça biriken, biriktikçe okumaktan üşendiğim, üşendikçe beni sıkan dergi/gazete/ek yığınını en azından elden geçirmeye karar verdim. İşte netice.

Hürriyet hafta sonu eki: gizli pencereyi bir güzel anlatmış. Zaten durağan olan filmin hani bir anlık titreşim yaratacak ne kadar ayrıntısı varsa vermiş. Akabinde kurduğu cümle güpgüzel: “Konu böyle işte, film ile ilgili daha söyleyecek çok şey var ama bu filmi izlemeyenler için filmin ilginç sürprizini, sonunu açıklamak olur. Bana böyle bir şey yapılsa ne hissedeceğimi düşünerek paragrafı burada bitiriyorum.”!!!

Ölür müsün meşe ile kovalayayım mı? spoiler seni...

Bu arada Depp in köse olduğunu düşünüyorum. Var mı katılan?

Hürriyet İnsan Kaynakları, Eskiden ne çok okurdum.. Yıllar oldu elime almayalı.. Sıraya geçmiş nasıl becermişse... İlginç bir grafikle başlıyor ::)

“Ara sıra işe gitmemek ya da geç gitmek için hangi bahaneyi uyduruyorsunuz?”

asla böyle bir şey yapmadım : 46

çok hastayım: 23

doktora gitmem gerekiyor : 11

bankaya gitmem gerekiyor: 10

çocuğum/ aileden biri hasta: 7

yolda kaza yaptım/ kaza oldu : 2

bir akrabam öldü : 1

Sonra iş ara.. Aferin.. Aklıma geldi de son 8 aydır işe bahane bulup geç gittiğim olmamış. 2 şehir dışı seyahatinde önceden haber verdiğim geç kalmaları saymazsam :pp Napayım tost sırasında beklerken otobüs kaçmıştı.İş ilanları azalmış bu arada, eskiden hayli kabarık bir ek olurdu İK.

Sırada kendi elcağızlarımla internetten topladığım dosya vardı. Bu arada dosya doğurdu, konu ile ilgili bulduğum gazete ve dergiler de çıktı pembe karton tam kapak dosyadan... Bırrr, geçtim bunu. Dosyanın konusunu da söylemeyeyim. Meşelenmek istemiyorum

Time Dergisinin 7 Haziran sayısı var sırada, Kafatası muhteşem ölçülerde bir gencimizin (ups!) gencin saçlarını potoşop marifeti ile yok edip yerine harita çizmişler... Yan kısma kocaman "secrets of TEEN BRAIN" yazmışlar. Devamı ilginç "Araştırmalar ergen zekasına bakışımıza devrim yapıyor ve onun şaşırtan yollarını açıklıyor"... Hiiç öyle heves etmeyin konuyu ta 48. sayfaya atmışlar. Ondan önceki Iraktaki petrol kuyularından petrol çeken Amerikan şirketinin hikayesi ve tanker şoförlerinin başından geçenler daha ilginç. Bunu okumak uzun iş diyerek sıradakine geçicem, pardon ayağınızı çeker misiniz?

Bu arada Vodafone şirketi Snail namlı 3GB kapasiteli bir data kart yapmış laptoplar için. İsme dikkatinizi çekiyorum "Salyangoz"!!! Siz daha benimle dalga geçin, her yanı saracak sümüklü böcekler nihahahaha ::)

Sırada Eylül 2003’den kalma bir Sanal Gazete var(-mış). Gereksiz. Bedava yollamasalar alacağım yok. Bir kere okumuş değilim. Autodesk firmasının reklam gazetesidir, AutoCad, 3D Max vs. gibi programlarla aman da ne güzel işler, haritalar, deprem acil durum planları yaptıklarını anlatırlar. O kadar. Bu arada Eylülden kalma bir haber dergiden; Türkiye’de kaçak program kullanımı %58, dünya ortalaması %38.


Aha bir adet daha Time, bunları okuyabildiğim gün çok mutlu olacağım ama şimdilik sadece resimlerine bakıyorum. Büyüklere çizgi roman misali. Irak Raporu diye özel bir sayısı.

Sırada Virgül, Aylık Kitap ve Eleştiri Dergisi var. Mayıs Sayısı, 96 sayfalık, iyi kalite bir samanlı kağıda basılmış dergi (E! Dergisi ile aynı kağıt ama ciltli değil ortadan zımbalı bir görünüm). Pusula Yayıncılık tarafından yayınlanıyor.

Egemen: Murat Gülsoy, Bu filmin Kötü Adamı benim kitabı 2. baskıyı yapmış.

Aramadan bulanlardan oldum hep, dergide güzel yazılar var. Editörlük üzerine Tanıl Bora'nın bir yazısı misal. “Editör=Profesyonel Okur” tanımı hoşuma gitti. Editörü (daha çok kitaplar için söylüyor) kitap ile piyasa, okur kamuoyu ile metin/kitap, piyasa ile örtüşen okur ile örtüşmeyen okur ve yazar ile kitap arasında duran biri olarak görüyor. Devamında ise Ünlü(ymüş) Alman editör İngrid Grimm'in anlatımı ile editörlük var.

Derginin Med-Cezir bölümünde Bilim Kurgu dünyasından haberler, yarışma ve duyuru bölümünde çeşitli yerli uluslar arası yarışmaların sonuçları, bir çok yazar ile ilgili kısa anekdotlar, kitap tanıtımları var.

Daha uzun bir okumayı hakediyor, hatta bugün Haziran sayısını da edinmeyi planlıyorum, kısmet ::)

Sırada Bilim Teknik ve Chip dergilerinin son iki sayıları var. Haziran Bilim Teknik benim için çok ehemmiyetli bir konuyu, manyetik alanları (manyetik tersinme) işliyor. Dikkatli okumam gerek. Ayrıca ekinde de “Geleceğin Malzemeleri” konusu var. Bence bilim-kurgu yazmak bilime aşina olmaktan geçer, bakın ne önemli bir tespitte bulundum ::) Elinize düşerse bir göz atın. Güzel güzel. Buradan da bol malzeme çıkar.

Adam Öykünün Mayıs Haziran sayısında Demir Özlü ile bir konuşma var. Konuşmanın son diyalogu şu sıralar tartıştığımız konulara denk düşüyor,
Soru: Kadınların birey olmada, edebiyatta ve sizde yeri nedir?

Cevap: Yüzyıllarca kadınlar baskı altında tutulmuşlar. Bilim, felsefe gibi alanlarda kadın isim çok az, kadın bütün toplumla beraber ezilmiş. Edebiyatta kadın yazarlar erkeklerden daha az. Oysa kadın çok yetenekli bir cins. Ben kadınları çok sevdim. Bunun nedenlerini bilmiyorum. Belki beni kadınlar yetiştirdiği içindir. Kadınlar bana hep çok güzel göründüler. Olduklarından da güzel. Ben onları hep çok güzel betimlemeye çalıştım. Kadınları her zaman eşit gördüm. Ama Türkiye'de, özellikle bizim yetiştiğimiz dönemde, kadınlar tarihin, toplumun baskıları yüzünden bir yaştan sonra bir travma geçiriyorlardı. Zihinsel bir dağınıklığa uğruyorlardı. Zihinsel bir gerileme görülebiliyordu onlarda. Niçin bunu yazmayayım? Bu benim özgürlüğüm."

Ayrıca Kurt Kuzenberg'in ‘Kısa Öykü Üzerine’, Kemal Selçuk'un ‘Bir Karakter Yaratmak’, Kemal Selçuk'un ‘Öyküde Anlatma’ makaleleri de okunası yazılar.

He he, iki aydır okumadığım bir diğer dergi National Geographic Türkiye, Mayıs sayısında Maya Kral Mezarları (Ozan nerde?) Haziran sayısında "kabak tadı" veren Troya -Efsane ve ötesi konuları var.

İçinden bir başka Türkiye konusu Karadeniz’deki Bizans ve Yunan batıkları üzerinde Herkül namlı yeni batık çıkarıcı makinasını deneyecek olan Amerikalı araştırmacı Robert Ballard'ın başından geçenleri anlatıyor. Karadenizin 300 metre derininden mekanik kollar yardımı ile 1500 yıllık bir tortuyu temizleyen Herkül'ün macerası göz kamaştırıcı...

Utanarak söylüyorum bunlardan başka sürekli aldığım ama okumaya vakit ayırmadığım bir-iki sürekli yayın var. Zamanım yok ve tembelim...

Şimdi bu girizgahı yaptıktan sonra şu yığını devirmek için sağ tarafa yığdıklarımı okuya okuya sola geçirmem gerek. Bir yerden sonra insan çok elemeli okuyacaklarını. Cidden o kadar çok şey var ki yazılmış ve yazılmayı bekleyen, sırf bu okuyamamak yüzünden gözüm açık gidecek.

Derin bir nefes alıp okumaya döneyim.

Bu yazımda emeği geçen sevgili bilgisayarım Alfa'ya, beni asla yalnız komayan MFÖ' ye ve özellikle Mazhar Baba'ya Uç oldum gibi bir şarkı yaptığı için çok özel teşekkür ediyorum.

Bitti.

 
  <<Önceki :: Ana Menü :: Sonraki>>